Cursors



Alevi Toplumu Mail Grubu Friendster KARDEŞ SİTEM ORDUBEYİ@ÇİRKİN ELEKTRİK

SENİ SEVMEK VATANI SEVMKTİR VATAN SANA MİNNETTAR SEN RAHAT UYU DAHA VERECEK CANIMIZ VAR DUYARLI ADAM CEM38 ANIT KABİR ALEVİLER VE SEÇİM SONUCU - CEM38 DEVELİ ÇADIRYERİ - Blogcu

CEM38 DEVELİ ÇADIRYERİ

8/8/2007 - ALEVİLER VE SEÇİM SONUCU

Kategori: Ali evi

RESİMLİ ANLATIM;

http://www.taab.nl/Submenu/Islam/imamali/mazlumiyeti-2.html   http://www.taab.nl/Submenu/Islam/ehli%20beyt.html   http://yattara52.blogcu.com/305382/    

 

İLLÜZYONLARLA KAZANILAN BİR SEÇİMİ ANALİZ DENEMESİ

 

Hüseyin DEMİRTAŞ

           

Türkiye yapılıp yapılmayacağı bile kuşkulu olan bir seçimi daha belasız kazasız geride bıraktı. Seçimlerden yüzde 46,7 oyla en kazançlı çıkan parti AKP oldu. AKP’nin galibiyeti konusunda herkes ayrı bir nedene vurgu yapsa da, galiba en doğrusu Tayyip Erdoğan’ın partisinin en az 10 maddede özetlenebilecek bir nedenler demetiyle tek başına yeniden iktidar olmayı başardığını söylemektir. Zira öne çıkan hiçbir neden tek başına bu büyük başarıyı açıklamaya yetmez.

            Buna karşılık AKP’nin bu başarısı yalnız kendi başarısı değildir. Çünkü Tayyip Erdoğan ve partisi 22 Temmuz seçimlerinde adeta tek kale maç oynamıştır. Nitekim bu partinin karşısında öyle dişe dokunur bir muhalefet yapacak, kitlelere umut yanında somut ve inandırıcı vaatler sunacak iktidar adayı rakip bir parti ortaya çıkamamıştır. Bunun yanında askerin de bir e-muhtıra ile siyasete müdahale girişiminde bulunmasının cumhurbaşkanlığı seçimini kilitlemesiyle meydan AKP’ye kalmış ve bu onu adeta mağdur durumuna düşürmüştür. Zaten beş yıla yakın iktidar döneminde oylarını sürekli artırarak yüzde 40’lara çıkaran AKP liderliğinin, bu askeri müdahale girişimine biraz utangaçta olsa direnir görünmesi seçmen üzerinde olumlu etki yaparken, partiyi de rekor oy oranına sıçrattı.

Aslında geçen beş yıllık dönemde Türkiye’nin dış borcunun astronomik olarak artmasına, cari açığın tehlike sinyalleri vermesine, işsizlik rakamlarının yerinde saymasına ve özellikle tarımdaki nüfusun aşırı yoksullaşmasına rağmen kim ne derse desin, hemen her kesime bir mavi boncuk dağıtarak, oluşturduğu illüzyonlarla (yanılsama, gözbağcılık) AKP büyük bir başarı grafiği çizmiştir. Buna karşılık bu başarı partiye bu defa geçen dönemin aksine daha büyük görev ve sorumluluklar yüklemiştir. Geçen hükümet döneminde, meşruiyet ve sisteme kendini kabul ettirme sorunları çeken, “gizli ajandaları” bulunmakla suçlanan Erdoğan ve partisine halkın yarısının gösterdiği bu teveccüh, “artık ne yapacaksan yap, bahane uydurmaman için sana bu desteği verdim” anlamını taşımaktadır.

ERDOĞAN HERKESİN BAŞBAKANI OLMAK ZORUNDA

 

Gerçekten ikinci AKP hükümetinin işi çok zor. Tayyip Erdoğan artık 2002’de olduğu gibi, sadece İslami kesimi temsil eden bir lider olmaktan çıkmış ve seçmen tarafından herkesin başbakanı olmaya zorlanmıştır. Çünkü bu seçimde AKP, Ermenilerden Alevilere, Kürtlerden Lazlara; laiklerden anti-laiklere, en yoksulundan en zenginine hemen her kesimden oy almıştır. O nedenle Erdoğan bu sefer bütün bu kesimlerin her birini ve onların sorunlarını dikkate almak ve bunlara az da olsa çözüm bularak memnun etmek zorundadır. Halk Erdoğan’ı güçlü görmüş, “Madem en güçlü sensin, ben de zaten güçlüyü severim. Al sana tek başına iktidar olmana yetecek oy, çöz bizlerin sorunlarını. Artık sığınacak bahane arama!” demiştir. Yine KONDA’nın seçim sonuçları üzerine yaptığı araştırmanın da gösterdiği gibi, halkın yüzde 78,3’ü sandık başında hem ülkenin hem de kendisinin genel ekonomik durumu ve beklentilerini merkeze alarak tercihini belirlemiştir. Seçmenin ancak yüzde 10,3’ü laiklik ve başörtüsü gibi saikleri dikkate almışken, AKP’nin birinci çıkmasında da türban, laiklik, yaşam tarzı benzeri soyut gerekçelerden çok, somut ekonomik öncelikler daha büyük rol oynamıştır.

Kuşkusuz Başbakan Erdoğan’ın bunları yeni dönemde önemle göz önünde bulundurması gerekiyor. Onun artık bu kez devletin üst makamlarına sadece eşi başörtülü yandaşlarını getirmek gibi bir lüksü bulunmuyor. Geçen dönemdeki bu tür yanlışlarından ve sadece kendi çekirdek tabanını memnun edecek uygulamalarından vazgeçmezse, bir dahaki seçimde bu halk onu hatalarından ders almayan diğer liderler gibi sandığa gömmesini de bilecektir.

Öte yandan Türkiye’de iktidar partisi AKP’yi seçmeyen yüzde 53’lük bir kesim var. Her ne kadar kendi içinde bir bütün olmasa da, yine de halkın yarısından fazlasını teşkil eden bu kitlenin hükümet uygulamalarından memnun olmadığını söylemek mümkün. Bu devasa kitlenin önemli bir bölümünü herkesin malumu olduğu üzere Aleviler oluşturuyor. Şüphesiz bu son seçimde, Alevilerden de AKP’ye hatırı sayılır oranda bir oy kayması oldu. Daha önceki seçimde sadece marjinal denecek derecede bir Alevi oy yüzdesi AKP’ye gitmişken, bu sefer Alevilerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki sandıklardan çıkan sonuçların da gösterdiği gibi, en az yüzde 25’lik bir Alevi oyunun bu tarafın hanesine yazıldığını söylemek abartı olmaz. Bu yönelmede şüphesiz AKP’nin bazı yerlerde Alevi kökenli adaylar göstermesinin rolü yanında, Alevilerden bir kesimin de diğer seçmenler gibi ekonomik önceliklerine göre oy vermeye başladığını hesaba katmak gerekiyor.

AKP’YE ZAMAN TANINMALI MI?

Bir de Başbakan Erdoğan Alevi aday göstermekle ve seçim öncesinde İstanbul’da bir cemevini ziyaret ederek, artık 1995’teki gibi Karacaahmet’te cemevi yıktıran Tayyip Erdoğan olmadığını göstermek istemiştir. Bu da önemli bir aşamadır ve takdirle karşılanmalıdır. Ancak Erdoğan Alevilere yönelik samimiyet testinden hala başarıyla geçebilmiş değildir. Zira iktidarının geçen döneminde de, Alevi örgütlerinin randevu taleplerini sürekli geri çevirmesi yetmezmiş gibi, “cümbüş evi” diye nitelediği cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulmasına sürekli karşı çıkmış; bir toplantıda da kendisini Alevilerin de başbakanı olarak görmesi için bir nedeninin bulunmadığını söylemişti.

Ayrıca Alevilerin Başbakan Erdoğan için, “Adam değişti işte. Baksanıza içimizden 3 kişiyi de milletvekili yaptı. Sorunlarımızı da çözecek artık. Biraz zaman tanıyalım” deme lüksü pek bulunmuyor. Tamam, zaman tanınmasına tanınmalıdır. Lâkin görünen köyün kılavuz istemediğini de teslim etmemiz gerekiyor zira her ne kadar birinci parti olmakla kendilerini merkeze geldi gösterseler de, AKP’nin ana çekirdeği hala Aleviler hakkında pek hayırhah düşüncelere sahip değildir. AKP’lilerin çoğunluğu henüz İslamcı, Arap özentili reflekslerini henüz terk edememiştir ve etmeyecektir de. Ne demiş atalarımız: “Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani?”

Öncelikle AKP’den milletvekili seçilen İstanbul’dan Reha Çamuroğlu, İbrahim Yiğit ve Kütahya’dan Dr. Hüseyin Tuğcu’nun Alevi kitle içinde bir temsil gücünün bulunmadığını görmek zorundayız. Bir kere bu kişilerin her üçü de bırakınız mevcut Alevi örgüt ve kurumlarının biriyle bile dirsek temasında bulunmayı, kavgalıdır; hatta Çamuroğlu ve Dr. Tuğcu’nun İslami çizgideki Cem Vakfı’na da dâhil olmak üzere tavrı düşmancadır. O nedenle AKP’nin Alevi bir ailede doğmak dışında hiçbir vasıfları bulunmayan, “düşkün” sayabileceğimiz bu milletvekillerine dayanarak, yeni dönemde Alevilerin temel sorunlarını çözmesini beklemek safdillilik olur. Tabii ki bu AKP’nin Alevilerle ilgili hiçbir girişimde bulunmayacağı anlamına gelmez. AKP başta Çamuroğlu ve Tuğcu gibi Alevi kökenli milletvekillerini bir “Truva atı” gibi kullanarak, cemevlerinin ibadethane statüsü, Aleviliğinin İslam’ın neresinde durduğu, dedelere maaş bağlanması ve din derslerinde Aleviliğin de öğretilmesi benzeri bazı konularda kesinlikle bir takım icraatlara imza atacaktır. Bunun işaretlerini gerek Çamuroğlu gerekse Tuğcu’nun verdiği ilk demeçlerden çıkarmak mümkün. 

TEPEDEN ALEVİLİK DAYATMASI SÜRER Mİ?

Ancak unutulmaması gerekir ki, bu girişimler daha ziyade Alevilerin beklentileri doğrultusunda olmaktan çok, AKP’nin Türkiye’de görmek isteği Alevi ve Alevilik profilini yansıtacaktır. Açıkçası aldığı yüksek oyla kendini dev aynasında görecek ve çoğunluk diktası kurmaya zaten yatkın bir parti olan AKP, Alevilere kendi tanımladığı bir Alevilik dayatacaktır ve “ben yaptım oldu” politikası güdecektir. Bu konuda uyanık olunmalı zira Alevi örgütleri AKP’nin kendileri hakkında yapacağı icraatlara ve alacağı kararlara gerekli tepkiyi vermez ve zamanında kitlesel bir reaksiyon göstermezse, atılmış olan bu adımların çok tahripkâr olacağını söylemek için kâhin olmak gerekmiyor. Hele hele AKP’nin atacağı bazı adımlar Alevi kitle arasında da, bunların ne niyetle atıldığı sorgulanmadan ve anlaşılmadan acelece belli bir karşılık bulacağından, önemli kırılma ve bölünmelere yol açacaktır. Dedelere maaş bağlanması, Alevilerin Diyanet’te temsili en çok gürültü koparacak konular cinsinden sayılabilir.

Seçimlerden en çok yara alarak çıkan CHP babında söylenecek olan şeyse, CHP Baykal’lı da olsa, onsuz da olsa Türkiye’deki seçimlerde erişebileceği doğal sınırlara ulaşmıştır. Bütün zorlamalara rağmen CHP artık bu sınırı aşamaz. Başına ister Mustafa Sarıgül gelsin isterse başkası, CHP’nin makûs talihini kimse değiştiremez. CHP miadını doldurmuş arkaik özellikleri baskın bir partidir. Son seçimler bu durumu daha net bir biçimde ortaya sermiştir. Zaten yüzde 60’ları aşan Alevi seçmen de olmasa CHP barajı bile geçemeyecekti.

Son seçimin de gösterdiği üzere Aleviler yine ağırlıklı olarak CHP’ye oy verdiyse de, bu partiden kaçışları gözle görülür bir biçimde artmıştır. Aleviler azımsanmayacak oranda bağımsızlar, AKP ve MHP’ye yönelmişlerdir. Bundan böyle CHP’nin dışında kitlesel bir sol, gerçek laik, sosyal demokrat ve emekten yana alternatif bir parti oluşturulmazsa, bu eğilim önümüzdeki seçimlerde de yükselerek devam edecektir. Çoğu kimsenin de farkında olduğu gibi, zaten Alevi kitle son seçimlerde başka bir seçenek bulunmamasından CHP’yi zoraki tercih etmiştir. Makul bir seçenek oluşturulabilirse, Aleviler CHP’den tamamen kopacaklarını göstermiştir. Yeni alternatif girişimlerde bu gerçeğin özellikle göz önünde bulundurulması ve değerlendirilmesi gerekir.

Öte yandan Alevilerin sağ partilere kayışı öyle geçiştirilecek cinsten bir olgu değildir. Bu Aleviler açısından toplumsal bir deformasyona işaret ettiği gibi, bir bölüm Alevi’de de sağa kaymanın çözüm olduğu yanılgısına yol açmaktadır. Oysa bu yönelişin çare olması yana, hükümetin tek taraflı atacağı adımlardan dolayı mevcut Alevi sorunlarının daha da ağırlaşmasına ve içinden çıkılmaz hale gelmesine yol açacaktır. Zira yapılacak çözüme dönük icraatların tepeden inmeci ve Alevi tabanın beklentileriyle örtüşmeyecek içerikte olacağı kesine yakındır.

 

 

ALEVİLER HAYATIN HER ALANINDA MAĞDUR

Bir de Alevilerin talepleri lanse edilmeyeceği çalışıldığı gibi sadece dinsel içerikli değildir. Hem Alevilerin hem de kendileri dışındaki tarafların, Alevilerin dinsel ve mezhepsel gibi görünen sorunlarının, onların genel toplum içinde sosyal ve ekonomik olarakta dışlanmalarına neden olduğunu görmeleri gerekiyor. Yani bir Alevi, Alevi olmakla dinsel mağduriyetleri bir yana, bulunduğu çevrede sosyal olarak dışlanıyor, ekonomik olarakta hak ettiği halde özel veya devlet işyerlerinde istediği yerlere gelemiyor. O nedenle Alevi örgütleri kendilerini salt dinsel kimlik sorunlarına hapsetmemelidirler. Aksine hükümeti ve diğer devlet organlarını sözü edilen ekonomik ve sosyal dışlamalara karşı mücadeleye zorlamayı da acil öncelikleri arasına derhal almalıdırlar. Ayrıca Aleviler dinsel mağduriyetler dışındaki bu sorunlar bağlamında kendileri gibi dışlanan, ezilen ve hakkı yenen kesimlerle de sürekli dirsek temasını, ortak platformlarda mücadeleyi ve ittifak yolları arayışını ısrarla sürdürmelidirler.

Özetle Aleviler dâhil olmak üzere mevcut hükümete oy vermeyen yüzde 53’lük kitlenin, seçimlerden AKP büyük bir zaferle çıktı diye karalar bağlamasının bir gereği yoktur. Seçim sonuçlarını demokratik bir olgunlukla karşılasak dahi, bir dahaki seçimde aynı hezimeti ve hayal kırıklığını yaşamamak için alternatif bir hareket oluşturmaya beklemeksizin hemen başlanmalıdır.  Aksi takdirde yeni yeni yenilgiler hala hükümetin karşısında bir çoğunluk teşkil eden bu büyük kitlenin kaderi olacak ve daha da güçsüzleşmesine zemin hazırlayacaktır.  

Evet, henüz çareler tükenmiş değil. AKP’siz bir Türkiye hala mümkündür. Hiçbir kimsenin ve kimliğin hakkının yenilmediği, daha toplumcu ve eşitlikçi, sözde değil özde laik bir Türkiye’nin kurulmasının öncülüğü daha çok böyle bir misyonu yüklenme potansiyeline sahip ama bunun pek farkında olmayan Alevilere düşüyor. Silkinin ve kendinize gelin Aleviler! Yoksa önümüzdeki seçimlerden sonra daha çok dövüneceksiniz. Bizden söylemesi…

 

----- o O o ------

 

Bad Nauheim, 7 Ağustos 2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-03-17 09:13:22 - mağduriyet

Yazan isimsiz
inanki bende sunniyyim lakin her yerde dışlandığımızı görüyorum.
Bağlantı

2008-05-11 12:47:19 - merhaba can

Yazan angel60
merhaba can tebrik ederim güzel ve özenli bir site ziyaretinize geldim sizide beklerim.ayrıca bir sitemiz daha var gelirseniz mutlu oluruz www.alevilerinevi.com hoşçakalın ama hep dostça kalın:))
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

...ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol....bilmediğin birşeye düşman olma.

DUYARLI ADAM CEM38

T.C KİMLİK SORGULAMA
SSK SORGULAM
NUTUK
NUTUK

Son Yazılar

ALEVİLER ÖZ TÜRKTÜR
KİMLER VEKİL OLUR
ALEVİLER VE SEÇİM SONUCU
YEDİGÜN ORMANI
HEM CUMHURİYETÇİ HEMDE MİLLİYETÇİ
ORMANLARIMIZ BİLEREK YAKILIYOR
AKP YE VERİLEN OYLAR PKK YA
BAŞBAKANIN BURSLA OKUYAN OĞLU 4 YILDA GEMİ ALDI
bir çocuğun 600 DAİRESİ VAR
KAYIP ÇOCUKLAR ADINA DUYARLI OLUN
BÖYLE BİR TALEBE KULAK VER
sivas ŞEHİTLERİNE
BİR GÜNLÜK HABER
CEM EVLERİ
ASKER VATAN DEMEK
ŞEHİDİN NE OLDUĞUNU UNUTTULAR
BU ŞEHİTLERİ HALEN KELLE Mİ GÖRÜYORSUNUZ
SODEV DEN BAŞBAKANA
TÜRK VATANDAŞINA
NEDEN DARBE DEME
DEVLET ÇÖKÜYOR DARBE İSTİYORUZ
ASKERİ DARBE ŞART
HERTAŞIN ALTINDALAR AMA KİMSE YAZMIYOR
AKP DE ŞOK GELİŞME
........FETHULLAHÇILAR SALDIRIYOR.....

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
ahmetdursun374
guldeste
insansevgidir
saraykoy
gazikemal
medreseizehra
bektasidergahi
cumhuriyethalkpartisi
musateker
pirosuskun
mucizemm
sarap62
aleviyol
aycasu
izmirfenlisesi
cemscem
aydinligayonelis
gebvatan
alsahindex
ugurcani
ordubeyi
asaeflatun
sessiz35
evrengul
gizemsever

ÇADIRYERİ.COM
CADIRYERİ.COM.CİHAN ÖZDİL


ALEVİ KONSEYİ
ALEVİ.COM
TARİHTE BUGÜN

ALEVİ WEB .COM
DUYARLI ADAM CEM38

ALEVİ AKADEMİSİ
ALEVİ AKADEMİSİ

FATMA ANAMIZ

KIBLEMİZ İNSAN


DUYARLI ADAM CEM38


DUYARLI ADAM CEM38
ALEVİLERİZ ORG
DUYARLI ADAM CEM38

NETTEN ENÇOK İNDİRİLENLER

DUYARLI ADAM CEM38

HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

TÜRKÜLERİN SESİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

Ali Ekber Çiçek Musa Eroğlu NURAY HAFİFTAŞ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

İZZET ALTINMEŞE FEYZULLAH ÇINAR NİDA TÜFEKÇİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

AŞIK VEYSEL MAHSUNİ ŞERİF AŞIK REYHANİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

DERTLİ DİVANİ NURŞANİ SEYHAN GÜLER
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

DAVUD SULARİ BERRİN SULARİ BERRİN SULARİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

ARİF SAĞ TOLGA SAĞ PINAR SAĞ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

MERCAN ERZİNCAN SABAHAT AKKİRAZ CAN ETİLİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

BELKIZ AKKALE ERDAL ERZİNCAN CAN YÜCEL
DUYARLI ADAM CEM38