Cursors



Alevi Toplumu Mail Grubu Friendster KARDEŞ SİTEM ORDUBEYİ@ÇİRKİN ELEKTRİK

SENİ SEVMEK VATANI SEVMKTİR VATAN SANA MİNNETTAR SEN RAHAT UYU DAHA VERECEK CANIMIZ VAR DUYARLI ADAM CEM38 ANIT KABİR DEVLET ÇÖKÜYOR DARBE İSTİYORUZ - CEM38 DEVELİ ÇADIRYERİ - Blogcu

CEM38 DEVELİ ÇADIRYERİ

31/5/2007 - DEVLET ÇÖKÜYOR DARBE İSTİYORUZ

Kategori: HABER

Tuğcu: Hedef gösterildik suç duyurusu yolda
Başkan Tuğcu: Başbakan devlet adamı ciddiyetiyle bağdaşmayan tehdit ve hakaret içeren söylemiyle mahkememizi hedef gösterdi
ttttttTuğcu: Hedef gösterildik suç duyurusu yolda
Anayasa Mahkemesi, Başbakan Erdoğan'a karşı bildiri yayımladı. Erdoğan'ı kendilerini hedef göstermekle suçlayan Tülay Tuğcu, 'tehdit, hakaret ve husumet' içeren sözlerle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Ankara Başsavcılığı Erdoğan'la ilgili inceleme başlatırken, bazı hukukçular Erdoğan'ın 301'den yargılanabileceğini öne sürdü.

 

 

 

 

 

Devlet lisesinde gizli mescit müdür eşliğinde toplu namaz
İstanbul'un Bağcılar Lisesi'nde okuyan kızlarının örtünmek istemesi üzerine harekete geçen aile, okulun bodrumunda gizli mescit bulunduğunu ortaya çıkardı. Müdür yardımcısının kıldırdığı namaz görüntülendi

Devlet lisesinde gizli mescit müdür eşliğinde toplu namaz

Önce erkekler sonra kızlar
'Haber Özel'de yayımlanan görüntülere göre gizli mescide önce erkek öğrenciler giriyor. Daha sonra müdür yardımcısı da onlara katılıyor. Erkeklerin işi bittikten sonra odaya giren kız öğrenciler de başlarını örtüp namaz kılıyor.


Annesini de eleştirdi
16 yaşındaki kızlarının tesettüre girmek istemesi K. ailesini şoke etti. Genç kız annesinin kıyafetini eleştiriyor, Atatürk devrimlerine inanmadığını anlatıyordu. Duyduklarına anlam veremeyen aile çocuklarındaki değişimin nedenini araştırmaya başladı.
Kameraya aldılar
Kızlarının okulunu kontrol etmeye karar veren anne baba, bodrum katında bir bölümün mescit yapıldığını, çocuklara toplu namaz kıldırıldığını saptadı. Aile, erkek öğrencilerin müdür yardımcısı eşliğinde namaz kılmasını görüntülemeyi de başardı.
Çelişkili sözler
Namaz kıldıran müdür yardımcısına ulaşamayan anneye bir diğer müdür yardımcısı çelişkili konuştu: "Bazı malzemelerin konulduğu yere, öğrenciler seccade atabiliyor. Burada namaz kılındığını bilmiyorum ama bir talep gelirse değerlendiririz."
'Cezasını çekerler'
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, okulda mescit açılamayacağını belirterek araştıracağını söyledi: Yönetmelikte öyle bir şey yok. Bakanlığın böyle bir şeye müsamahası olamaz. Ben de müsaade etmem. Kim böyle bir şey yaptıysa cezasını çeker.

İdare 'soyunma odası' öğrenciler 'mescit' diyor
İstanbul Bağcılar Lisesi'nde okuyan öğrencilere "Okulda mescit var mı?" diye sorduğumda aynı yanıtı veriyorlar: "Evet var, isterseniz götürelim." Mescit olduğu söylenen yere gittiğimizde bir yönetici beni engelleyip "Buranın mescide benzer tarafı mı var? Neresinde mescit yazıyor?" diyor. Diğer yöneticiler de odanın soyunma odası olduğunu, öğrencilerin yanlış bildiğini ileri sürüyor.

'Kızım kitap okurdu şimdi ilahi dinliyor'
Eşiyle birlikte okuldaki skandalı ortaya çıkaran baba İ.K.'nın üzüntüsü yüzünden okunuyor. İ.K. kızında son bir yılda gördüğü değişimi şöyle anlatıyor: "Eskiden çok kitap okuyan bir öğrenciydi. Şimdi evde televizyonda ilahiler dinliyor, dini kitaplara ilgi duyuyor. Annesine 'Niye kısa kollu giyiyorsun günah diyor. Ben çocuğum geleceğe aydın baksın istiyorum, o artık ilahiyat okuyup hoca olmak istiyor."

 
 
 
 
 
 
 
Cephanelik Gibi Konteynırdan Çıkanlar


Bİngöl'ün Genç İlçesinde Uzaktan kumandalı bombanın patlatılmasıyla raydan çıkan ’55555’ sayılı yük treninde, havan mermisi, patlayıcı ve atış rampasının yanı sıra 762 tane de uzun menzilli suikast tüfeği Kanas bulunduğu bildirildi. Silah ve patlayıcı bulunan sandıkların üzerinde İngilizce yazı olması dikkat çekti. Yükün İran’ın başkenti Tahran’dan yüklendiği ve Suriye’de bir firmaya gönderildiği belirtildi.




Bingöl’ün Genç İlçesi yakınında demiryolunda patlatılan bomba nedeniyle geçen cuma raydan çıkan, ’55555’ sefer sayılı yük treninin vagonlarında, 762 tane de suikast silahı olduğu ortaya çıktı. İran’dan Suriye’ye gönderilen konteyner yüklü trende havan mermisi, patlayıcı, atış rampası gibi çok sayıda mühimmatın ele geçirilmesinin ardından, sabotajın, Türkiye üzerinden Suriye’ye kaçak silah gönderildiğinin ortaya çıkmasını isteyen gruplar tarafından yapıldığı iddiası gündeme geldi.


Sayımı İlk Önce Savcı Yaptı

Van-Malatya-Islahiye güzergáhından Suriye’ye giden trenin 8 vagonunun, sabotaj sonucu raydan çıkıp devrilmesi sonrası durumu haber alan Genç Savcısı, inşaat malzemesi yüklü olduğu beyan edilen konteynerlerin içinde ne olduğunun belirlenmesi amacıyla tüm sandıkları çıkarttırdı ve içinde bulunanlar tutanak düzenlenerek sayıldı. Genç İlçe Jandarma Komutanlığı yetkilileri, konteynerden çıkan malzemeler üzerine, durumu Bingöl İl Jandarma Komutanlığı’na bildirdi. Uzman bir ekip sayımı yapılan mühimmat konusunda bir rapor düzenledi ve Jandarma Genel Komutanlığı’na bildirdi.



Yazılar İngilicce


Silah ve patlayıcı bulunan sandıklarda İngilizce yazılar var. Yazıların arapça değil de ingilizce olması ise dikkat çekti. El koyulan silah ve mühimmat, Genç İlçesi garında bir depoya yerleştirildi. Silah ve patlayıcıların İran’ın başkenti Tahran’dan yüklendiği ve Suriye’de bir firmaya gönderildiği öğrenildi.

Hizbullah ihtimali olabilir iddiası



Güvenlik birimleri, mühimmatın Suriye üzerinden İslamcı terör örgütü Hizbullah’a gönderilmiş olabileceği yorumunda bulundu. Geçmiş dönemde de, özel yapım kasalar içinde TIR’lara yüklenmiş silahların Türkiye üzerinden Suriye’ye gönderildiğini, en son Şanlıurfa’da silah yüklü 2 TIR’ın yakalandığını hatırlatan yetkililer, o olayın da İran makamları tarafından "Bu bize karşı bir komplo" denilerek kapatılmaya çalışıldığını söylediler.


Konu hakkında 3 ülkeye soru sorulacak


Mühimmatla ilgili İran, Suriye ve ABD’den bilgi istenecek. Savcılığın yürüttüğü soruşturmaya, Genelkurmay Başkanlığı ile Bingöl İl Jandarma Alay Komutanlığı da katkıda bulunuyor. Mühimmatın incelenmesi için Ankara’dan uzman bir askeri heyet bölgeye hareket etti.

Vagonlara inceleme


BİNGÖL’ün Genç İlçesi yakınlarında geçen cuma günü yük trenine bombalı saldırıyla ortaya çıkan İran’dan Suriye’ye gönderilen 8 vagondaki konteynerlerde bulunan silah ve mühimmatın sayımına başlandı. Devrilip hasar gören vagonlarla, silah yüklü konteynerler, saldırıdan 4 gün sonra bölgeye ulaştırılan vinçle kaldırıldı ve önceki akşam saatlerinde Genç İlçesi’ndeki istasyona çekilebildi. Bingöl Savcısı İsmail Sarı ve askeri yetkililer, ’inşaat malzemesi’ diye beyan edilen esrarengiz konteynerlerdeki ’sır’ silahları incelemeye aldı.

 

 

BU SİLAHLAR KİMİN

 

30.05.2007 11:43 - Bu haber 43.888 kişi, Mynet Haber bugün 1.285.659 kişi tarafından okundu.
Bu silahlar kimin?  
Bingöl'ün Genç ilçesi Suveren bölgesinde, geçtiğimiz gün terör örgütü PKK üyeleri tarafından demiryoluna döşenen mayının patlaması sonucu devrilen tren vagonlarının birinde bulunan konteynırda ortaya çıktığı iddia edilen ABD menşeli silahlar üzerine inceleme başlatıldı.


Olaydan sonra içinde silah olduğu iddia edilen 7 tren vagonu Genç ilçe Tren İstasyonu'na getirildi. Genç İlçe Cumhuriyet Savcısı İsmail Sarı gözetiminde, içinde silah olduğu iddia edilen 7 vagondaki malzemeler indirilerek incelenmeye başlandı. Vagonların içi teker teker boşaltılırken, malzemelerin kontrol edildiği belirtildi.

Genç İlçe Tren İstasyonu'nda Cumhuriyet Savcısı İsmail Sarı gözetiminde açılan vagondaki malzemelerin, ismi açıklanmayan bir kişi üzerine fatura edildiği ve faturada inşaat malzemesi ile işlenmiş pamuk göründüğü bildirildi. İsmi açıklanmayan fatura sahibinin de olay yerine getirildiği öğrenilirken, vagonların içindeki malzemelerin kontrollü bir şekilde çıkarılarak incelendiği bildirildi.

Öte yandan Cumhuriyet Savcısı gözetiminde açılarak incelenen vagonların bulunduğu Genç İlçe İstasyonu çevresinde geniş güvenlik önlemlerinin alındığı belirtildi.


Cephanelik gibi Konteynerlerden çıkan mühimmat ise şöyle:

297 adet 3 m. uzunluğunda, 122 mm. çapında atış rampası.

2 konteynerde, 135 sandıkta, ’Detonator Moke Mine’ yazılı patlayıcı.

258 sandıkta, her biri 2.5’ar kg. ağırlığında olan ve her sandıkta 4 adet bulunan 81 mm.’lik,

toplam 1032 adet havan topu mermisi.

64 sandıkta, 762 adet, uzun menzilli suikast tüfeği Kanas.

54 adet Bixi marka makineli tüfek.

50 balya yalıtım malzemesi.

120 sandıkta, 120 mm.’lik havan mermisi.

161 adet çatı kaplama malzemesi.

775 sandık askeri mühimmat.
 
Trende silahlar boşaltılıyor
30 Mayıs 2007 Çarşamba 05:52
Bingöl'ün Genç ilçesinde düzenlenen mayınlı saldırı sonucu devrilen vagonlar, Genç İstasyonu'na getirildi.

Genç İstasyonu'na getirilen vagonlarda bulunan malzemeler, Genç Cumhuriyet Savcısı İsmail Sarı'nın gözetiminde çıkarılmaya başlandı.


İstasyon çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, olay yerinde görüntü almasına izin verilmeyen basın mensupları istasyondan da uzaklaştırıldılar.


Soruşturmanın gizli yürütültüldüğü ifade edilirken, vagonlardan balyalar halinde malzemelerin indirildiği gözlemlendi.


25 Mayısta Genç ilçesi Suveren İstasyonu yakınlarında, terör örgütü tarafından demir yoluna yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu, yük treninin 7 vagonu raydan çıkmıştı.


Vagonlarda bulunan bir konteynerde, İran'dan Suriye'ye gönderildiği ileri sürelen silahların bulunduğu iddia edilmişti.

HABERBİZ

 

 

Vakit hedef göstermişti

"Okul yolunda başını örten öğretmen"e yönelik kararından dolayı saldırıya uğrayan Danıştay 2. Dairesi'nin üyelerini 13 Şubat'ta hedef gösteren Vakit, üyelerin fotoğraflarını da yayımlamıştı


İSTANBUL Milliyet

Anadolu'da Vakit gazetesi, dün saldırıya uğrayan Danıştay 2. Dairesi'nin üyelerini, "Okul yolunda başını örten öğretmenin anaokulu müdürü olamayacağı" yönündeki idare kararını onayladığı için ağır bir biçimde suçlamıştı. Üyelerin fotoğraflarını 13 Şubat tarihli nüshasında sürmanşetten yayımlayan gazete, "İşte o üyeler" başlığını kullanınca tartışma yaratmıştı.
Okula gelip giderken türban takan öğretmen Aytaç Kılınç'la ilgili kararı "skandal" olarak değerlendiren gazete, 2. Daire Başkanı Mustafa Birden ile üyeler Mustafa Yücel Özbilgin, Engin Kumrulu ve Nevin Gönenç'in fotoğraflarını yayımladı. Karara karşı oy veren tek üye Ayfer Özdemir'in fotoğrafı ise diğer dört üyeden ayrı olarak gösterildi.
Yayın üzerine harekete geçen Bağcılar Basın Savcısı Ali Çakır, gazetenin sorumluları hakkında Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesi uyarınca, "yüksek mahkeme üyelerini terör örgütlerine hedef gösterdiği" gerekçesiyle resen soruşturma başlattı.
Vakit yazarı Ali Karahasanoğlu, 2 Mayıs tarihli yazısında açılan davayı eleştirerek kendilerini şöyle savunmuştu:

 

 

 

DANIŞTAYA SALDIRI
gönderen: HABERCİ Wednesday, May. 17, 2006 at 6:50 AM

Danıştay’ı Basan Tetikçinin İlginç Geçmişi: Alpaslan Aslan “Milliyetçi Camiadan”
17 Mayıs 2006 - http://www.sendika.org

Danıştay 2. Dairesi'ne 'Biz Allah'ın askeriyiz, Allah ü Ekber' diye bağırarak saldırı düzenleyerek 5 yüksek yargıcın yaralanmasına neden olan Alparslan Aslan'ın üniversite yıllarında solcu öğrencilere yönelik pek çok saldırıda yer alan bir faşist olduğu öğrenildi.

1977 doğumlu olan ve 1999 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren Aslan’ın geçmişi oldukça ilginç bir gerçeği gözler önüne seriyor.

Aslan'ın geçmişiyle ilgili bilgisine başvurduğumuz, o yıllarda aynı fakültede okuyan Can Atalay'ın sendika.org'a verdiği bilgiye göre Aslan okuldaki pek çok ülkücü saldırıda, satırıyla-sopasıyla en ön safta yer alıyordu. Uzun yıllar Marmara Üniversitesi'nde hiç bir muhalefet olmadığını söyleyen Atalay "Ne zaman ki parasız eğitim talebi ile öğrenci muhalefeti yükseldi, Alpaslan ve arkadaşları saldırılara başladı" dedi. Atalay 1994-1999 arası fakültede okuyan tüm öğrencilerin bu kişiyi yakından tanıyacağını da ekledi.

Yine Alpaslan Aslan ile aynı yurtta kalan dönemin öğrencileri, Aslan'ın yurtta da faaliyetlerini sürdürdüğünü ve saldırılarda en önde yer aldığını, lakabının da "Kürt Apo" olduğunu söylediler.

Bombalar ve silahlar "Mardin'li Ö" den

A.A

Danıştay'a yapılan saldırıda gözaltındakilerin sayısı 9'a yükseldi. Cumhuriyet Gazetesi'ne ve Danıştay'a yaptıkları saldırıları kabul eden saldırganlar, kullandıkları bombayı ve silahları İstanbul'da "Mardin'li Ö" den aldıklarını itiraf ettiler.

Danıştay'a ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırı olaylarıyla ilgili olarak gözaltına alınan 9 kişinin sorgulaması sürüyor. Saldırılarla ilgili kimliği tespit edilen 3 kişinin da arandığı bildirildi.

DANIŞTAYA SALDIRI


Ankara - Danıştaya düzenlenen silahlı saldırı olayıyla ilgili tutuklu bulunan avukat Alparslan Arslan'a silah temin ettiği belirtilen kişinin yakalandığı bildirildi.

Avukat Alparslan Arslan'ın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ek ifadeden sonra, İstanbul'da gözaltına alınan avukat S.E ve Kağıthane'de bir camide vaizlik yapan S.K adlı kişilerin gözaltına alınmasının ardından, A.M adlı bir kişi de yakalandı.

Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanan Mardinli A.M'nin, avukat Alparslan Arslan'ın Danıştay baskınında kullandığı Glock marka silahla, kullandığı arabada olaydan sonra bulunan diğer Glock silahı ve 14 milimetre çapındaki silahı temin eden kişi olduğu kaydedildi

 
''Danıştaya saldırı kanlı bir komplo''  
İHD: 'Danıştaya saldırı 'iyi çocuk'ların işi'
Tarih: 19.05.2006 Saat: 10:55 Gönderen:
 


Danışta'ya yapılan silahlı saldırıyla ilgili tartışmalar sürerken İHD bir basın toplantısı yaparak, eylemin, kamuoyuna sunulduğu gibi, rejimi yıkmayı değil, tam tersine totaliter rejimi güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi'nde düzenlenen toplantıda, eylemin kimin işine yaradıysa onun tarafından yapıldığı belirtilerek, "Bu eylemin zamanlaması ve eylemi yapanın kişiliği ve arka planı düşünüldüğünde, durumun hiç de kamuoyuna sunulduğu gibi, “rejimi yıkmayı” amaçlayan değil, tam tersine otoriter-laisizim temelli, totaliter ve militer yapıya sahip rejimi güçlendirici bir sonuç doğurduğu ortadadır" denildi.

Ankara - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştaya yapılan saldırının Türkiye'nin huzurunu sabote etmeye yönelik kanlı bir komplo olduğunu belirterek, ''Saldırının arkasından bir ihanet çetesi çıktı'' dedi.
 
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında, Danıştaya yapılan saldırıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Saldırının artık hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde,
Türkiye'nin huzurunu sabote etmeye yönelik kanlı bir komplo olduğunu kaydeden Erdoğan, olayın bütün boyutlarıyla Hükümetin takibinde olduğunu söyledi.
Hiçbir karanlık nokta kalmayıncaya kadar olayı takip edeceklerinden herkesin emin olmasını isteyen Erdoğan, partisinin literatüründe ''öteki'' diye bir kavram bulunmadığını kaydetti.
 
 
Milletin birlik ve beraberliğini psikolojik duvarla bölmek, milleti farklı kutuplara çekmek isteyenlerle yollarını baştan ayırdıklarını vurgulayan Erdoğan, ''Milletle kalbi bağlarımızı zayıflatacak çabalar, boşa çıkacaktır. Hiçbir gerilimin tarafı değiliz, hiçbir gerilimin tarafı da olmayacağız'' diye konuştu.
 
 
Erdoğan, Danıştaya yönelik saldırıyla kanlı komplonun arkasından ''bir ihanet çetesinin çıktığını'' bildirerek, bu çetenin hedefinin, Türkiye'deki istikrar, huzur, kalkınma olduğunu kaydetti.
 
''AK Parti iktidarı olarak bizden erken seçim kararı bekleyenler boşuna heveslenmesinler. Türkiye'nin erken seçim derdi yoktur'' diyen Erdoğan şöyle devam etti:
''Türkiye'nin erken seçim derdi yoktur. Bu ülkede erken seçim talebinde bulunanlar, geçmiş alışkanlıklarının yeniden tezahürünü istiyorlar. Biz o alışkanlıkların aktörü değiliz, hiçbir zaman da o alışkanlıkların aktörü olmadık.''


ttttttBaykal: Bu, hukuka karşı terördür
'Başbakan'ın gelgitleri var'
Başbakan Erdoğan'ın daha önce de Anayasa Mahkemesi'ni eleştirdiğini belirten CHP lideri Baykal şöyle dedi: "Başbakan'ın gelgitleri olduğu görülüyor. Kendini tutamıyor. Çevresi onu teskin etmeye çalışıyor, ama o durup durup patlıyor, patlamalar yaşıyor. Böyle bir üslup, hukuka karşı terör yapmaktır."
'Barzani ve Talabani'ye anlayışlı'
Bizzat Başbakan'ın kendisi istikrarsızlık kaynağı. Böyle biri başta kaldığı sürece, yargıyla, diğer kurumlarla nasıl işbirliği yapacak, ülke nasıl yönetilecek? Başbakan, Barzani ve Talabani'ye gösterdiği anlayışı yargıya ve ülkenin diğer önemli kurumlarına da gösterse iyi olur.
Sigortalamadılar işten attılar!Sigortalamadılar işten attılar!
Başbakanlık'taki çay ocağında sigortasız çalıştırılan Ümit Orbay, haberin Radikal'de çıkmasının ardından işten çıkarıldı.

AKP'de iki yeni yolsuzluk iddiası

19/04/2006 (1303 kişi okudu)

RADİKAL - ANKARA - AKP'nin dün yapılan grup toplantısı yolsuzluk iddialarına sahne oldu. İki Sakarya milletvekilinin yolsuzlukla suçlanan bir partilinin il yönetimine seçilmesiyle ilgili sözleri Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'ya taşınınca başka bir ihale yolsuzluğu iddiası daha ortaya çıktı.
Sakarya milletvekilleri Süleyman Gündüz ile Ayhan Sefer Üstün'ün grubun basına açık bölümünde yaptığı hararetli sohbet, Kanal D kameralarına da takıldı. Üstün, "Şimdi abi yanlış yaptık, kesinlikle tek listeye düşürmeyecektik. Üç-dört tane adam olacaktı" derken, Gündüz'ün şu sözleri dikkati çekti: "Ben şimdi Başbakan'a diyeceğim ki 'Buyrun bu adamların yolsuzluk listesi bu, Kasaplar Odası'na gönder bir müfettiş. Ordaki yolsuzlukları ortaya çıkarsın. Yolsuzluk bu. Diyeceğim ki ben söylediğim halde alındı bu."

Kars'ta ihaleye müdahale
Gündüz, teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'yı görünce durumu anlatmak için Üstün'le birlikte Yazıcı'nın yanına gitti. Bu sırada Yazıcı'nın 'bölge koordinatörünün değerlendirme raporu' olduğu belirlenen bir dosyayı okuduğu görüldü. Kameranın zum yaptığı raporda, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras'ın, ihalelere müdahale etmek ve ihale dağıtmakla suçlandığı, ortaokuldan terk olmasına karşın yönetime iki üniversite bitirdiğini söylediğine ilişkin satırlar dikkati çekti. Raporu okuyan Yazıcı'nın yanına gelen Gündüz, Sakarya'daki iddiaları hararetli bir şekilde anlatırken, gergin olan Yazıcı masaya vurdu. Gündüz, Yazıcı'ya, "Canip Kaya yolsuzluk yapıyor, ben mahkemeye verdim daha önce. Ben sana nasıl yolsuzluk yaptığını, vakıf mallarını nasıl iç ettiğini, Adapazarı'nda nasıl yolsuzluk yaptığını anlatıyorum" dediği duyuldu. Yazıcı ise sinirli bir şekilde, "Getir bana yav" diyerek tartışmaya noktayı koydu.

Hatay ihaleleri AKP'yi gerdi
Bu arada, AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin'in de adının karıştığı Hatay'daki ihalelerle ilgili tartışma Merkez Yürütme Kurulu'na (MYK) taşındı. Önceki gün yapılan toplantıda parti yönetimi, Sadullah Ergin'i yolsuzlukla suçlayaan Hatay Milletvekili Fuat Geçen'e belgesi olup olmadığını sordu. Gergin diyalogların yaşandığı ileri sürülen toplantıda Geçen, "Elimde belge yok, ancak söylediklerimin hepsi doğru" dedi. MYK, Geçen hakkında disiplin süreciyle ilgili bir karar almadı.

İlkokul internet sitesinde Said-i Nursi propagandası
KEREM PULGAT - 03/05/2007
"Cemaat propagandası artık ilköğretim okullarında bile açıktan yapılmaya başladı. Bir tarikat şeyhinin açıkça internet sitesine konulması Cumhuriyet'e bir meydan okumadır." Türkiye

 

TOKİ'DE BÜYÜK YOLSUZLUK!
Başbakanlığa bağlı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) devletin 774 trilyon lirasını müteahhitlere aktardı. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu TOKİ'nin yürüttüğü kar amaçlı konut projelerini mercek altına aldı. 7 ayrı projeyi didik didik inceleyen denetme kurulu, her birinde farklı usulsüzlükler saptadı.
01 Aralık 2005 Perşembe 16:16

Mumcu da 'Türkiye tehlikede' dedi

Anavatan Partisi (ANAVATAN) Genel Başkanı Erkan Mumcu, Türkiye'nin, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana en büyük tehlikelerle yüz yüze olduğunu öne sürerek, ''Bu tehlike bütünlüğünü muhafaza tehlikesidir'' dedi.
14 Nisan 2007 11:59
Yazı boyutunu büyütmek için            
Mumcu da 'Türkiye tehlikede' dedi

Ufuk Kırabalı'nın haberi

 Mumcu, Aydın ve İzmir'de parti örgütlerinin kongrelerine katılmak üzere geldiği Adnan Menderes Havalimanı'nda, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, dün İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığında verdiği konferansa ilişkin yaptığı değerlendirmede, Cumhurbaşkanlığı makamının bir taraftan devletin ilkelerine, diğer taraftan da toplumun değerlerine duyarlılığı gerektiren bir makam olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Sezer, Harp Akademileri’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin önündeki tehlikelere dikkat çekti ve Cumhurbaşkanlığı seçimler için “kırmızı çizgileri” ortaya koydu. Başbakan Erdoğan Sezer’in konuşmasını olumsuz bulurken “Genelkurmay Başkanı’nın konuşması gibi dikkatli bir dille hazırlanmamış” yorumunu yaptı.

HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Harp Akademileri’nde, yaptığı uzun konuşma seçimlere yönelik siyasi mesajlar içerirken, Cumhurbaşkanlığı’nın “kırmızı çizgileri” olarak tanımlandı. Basına kapalı olan toplantıda, konuşmanın tam metnine Cumhurbaşkanlığı sitesinde yer verildi. Cumhurbaşkanı Sezer konuşması aracılığıyla seçimlere yönelik tavrını ortaya koyarken, Sezer’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın konuşmasından farklı olarak tansiyonu yükseltmeyi hedeflediği görüldü. Sezer’in konuşması sert bir dille kaleme alınmış olmasına rağmen içerik olarak geçmiş dönemlerde yaptığı konuşmalardan farklı değildi. Sert ve uzun konuşmanın beklenenin ötesinde süpriz içermediği gözlendi.

 

 

 

NOKTA dergisine polis baskını
14 Nisan 2007, Cumartesi

Bir süredir Türk Silahlı Kuvvetleri'ni sıkıştıracak belge ve dokümanlar yayımlayan Nokta dergisinin İstanbul'daki bürosu dün polis tarafından basıldı. Baskının Genelkurmay Başkanlığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde Ankara’dan gelen talimatla gerçekleştirildiği söyleniyor.

soL Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Özden Örnek’in günlüğü olduğu iddiasıyla yayımladığı belgelerin ardından gözlerin üzerine çevrildiği haftalık Nokta dergisine dün bir baskın düzenlendi.

“Darbe notları”nın 29 Mart’ta Nokta dergisi’nde yayımlanmasından kısa bir süre sonra Başbakan, savcıları göreve çağırmış, ardından da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı haber hakkında inceleme başlatmıştı.

Önceki gün gerçekleştirdiği basın toplantıda konuya ilişkin açıklamalar yapan Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, “Bütün arşivi tarattım böyle bir belge ya da benzer bir yazışma yok” diyerek iddia edilen günlüğün Genelkurmay arşivinde yer almadığını belirtmişti.

 

 

 VAKİT Gazetesi KESK'i Hedef Gösterdi!
  12 Mart 2005 -  

Bugünkü yayınında basının, sol terör örgütlerinin eylemlerinden övgüyle bahsederken İslamcıların eylemlerini hedef gösterdiğini iddia eden Vakit gazetesi, “Haysiyetsizlik” başlığıyla verdiği haberde tüm toplumsal muhalefetin hak alma mücadelesini “terörist örgütü eylemleri” olarak nitelendirdi. AKP döneminde toplumsal muhalefet tarafından gerçekleştirilen eylemleri sıralayan Vakit gazetesi, “polisi ve devleti hedef alan” bu eylemlerin medya tarafından hoşgörüyle karşılandığını, oysa Cuma namazı çıkışlarında yapılan eylemlerin hedef gösterildiğini savundu.

YÖK’a karşı çıkan öğrencilerin eylemlerini, 1 Mayıs gösterilerini “terör eylemi” olarak lanse eden Vakit Gazetesi, 23 Ağustos 2003’te KESK tarafından yapılan ''İnsanca Yaşam İçin Demokratik Bir Türkiye'' mitingini de hedef aldı. “23 Ağustos 2003 tarihinde KESK'e üye kamu çalışanlarının Ankara'daki eyleminde polise kaldırım taşları ve sopalarla saldırıldı. Çok sayıda polis yaralanırken, Kızılay ve Sıhhiye'de bazı işyerleri hasar gördü” diyen Vakit Gazetesi, Tayyip Erdoğan’ın “anti-demokratik” olarak nitelendirdiği bu eylemi “kartel medyanın” direniş olarak sunduğunu iddia etti.

23 Ağustos’taki eylemde toplu görüşmelerde hükümetin takındığı tavrı protesto etmek için on binlerce Kamu Emekçisi Ankara’ya yürümüş, hükümetin bu tepkiye yanıtı polis saldırısı olmuştu. Kamu emekçileri Ankara girişinde durdurulmuş, her türlü engellemeye rağmen Kızılay civarında toplanan emekçilere ise panzerlerle müdahalede bulunulmuş, oturma eylemi yapan emekçilerden 8’i göz altına alınmıştı.

Sendika.org olarak, Tayyip Erdoğan’ın toplumsal muhalefeti “kriminalize” etmeyi amaçlayan söylemlerini desteklemek için Vakit Gazetesi tarafından başlatılan bu çirkin saldırıya karşı tüm emek güçlerini tepki vermeye çağırıyoruz. Düne kadar emek güçlerinin zaafiyetinden de faydalanarak savaş karşıtı cephede yer bulan şeriatçılar şimdi köprüleri atmıştır ve hükümet ile emek arasında şiddetlenen bir çatışmanın yaşandığı bugünlerde tarafını bir kez daha göstermiştir.

Açıktır ki, bu koşullarda emek cephesine düşen, emeğe ve toplumsal muhalefete karşı oluşturulmaya çalışılan bu sağcı cepheyle tüm bağlarını kesmektir.

sendika.org

 

 

FETULLAHIN ZAMAN GAZETESİNDEN ,FİTNE FESATLIK , CUMHURİYETÇİ HALKI BÖLME ÇALIŞMASI....

 

Zaman Gazetesi'nden ...
zaman_gazetesi_haberi.gif, image/gif, 206x518

Zaman Gazetesi'nden Alevi düşmanlığı

 

 

 

 

 

Cumhuriyetin Failleri Yakalanacak!

12.05.2006 12:15
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er, Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırıyı düzenleyenlerin en kısa sürede yakalanacağını söyledi...

Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırıyı çok üzücü bulduklarını söyleyen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er, "Bu saldırıyı kınamanın yanında polis olarak faillerini en kısa sürede yakalamak bizim görevimiz. Ordu ve İstanbul'da özel ekip kurduk, çalışmalar devam ediyor" dedi. 

      Emniyet Genel Müdürlüğü'nün haftalık basın toplantısını Sözcü İsmail Çalışkan'ın yurtdışında olması nedeniyle Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er yaptı. Toplantıda İlk olarak İstanbul'da Cumhuriyet Gazetesi'ne düzenlenen saldırıyı kınayan Er, "Olay üzücü, bu saldırıyı kınamanın yanında polis olarak faillerini en kısa sürede bulunması bizim görevimizdir" dedi.

 

 

 

ÇÜNKÜ ONLAR CUMHURİYETE DÜŞMANLAR!

 

      Tam zamanında kinlerini kustular. Bir türlü hazmedemedikleri, ele geçiremedikleri Cumhuriyet gazetesine saldırılara başladılar.

 

      Saldırıların  zamanlamasına dikkat edelim. BOP çerçevesinde ılımlı İslam projesi ülkemize dayatılıyor, Kuzey Irak’ta kukla bir kürt devleti kurulmaya çalışılıyor, takiyyeci iktidar hızla ülkeyi ortaçağ karanlığına sürüklüyor, ülkemizin Güneydoğusu’nda kargaşalar çıkıyor. İki kırmızı çizgimiz olan laik Cumhuriyetimiz ve bölünmezlik, yıkıma uğratılmaya çalışılıyor. Bu saydığımız olgularda gerçekleri yazan, bunları halka duyuran birkaç yayın organından en güçlüsüne, dönekliğini kabul eden, emperyalist devşirme Hasan Cemal yıllarca içinde biriktirdiği kinini kusuyor. <******>

 

      Böylece Cumhuriyet Devrimi düşmanlarının da sırtını sıvazlayan Hasan Cemal, şeriatçı basından da destek görüyor ve organize bir saldırı harekatı başlıyor.

 

      Saldırı harekatında kimlerin rol aldığına baktığımızda, karşımıza  çıkan isimleri görünce hiç şaşırmıyoruz. Çünkü bunlar Amerikan patentli ikinci cumhuriyetçi-liboş takımıyla, gerici takım! Zaten bunlar değilmiydi, yıllarca Kemalizmin modası geçti diyen, AB kapısında Cumhuriyet Devrimini yıkıma uğratılan yasaları savunan! İşte bunun için  hiç şaşırmadık.

 

      Zaten bunlar 1991’de İlhan Selçuk ve arkadaşları gazeteden ayrıldığında, “bu iş tamam. Kapanmasa bile bize benzer, Cumhuriyet ayrıcalığı da tarihe karışır.” diye sevinmişlerdi, ama hevesleri o zaman kursaklarında kalmıştı.

 

      Peki Cumhuriyete olan bu düşmanlık neden kaynaklanıyor. Nedeni basit; Cumhuriyet bir ayna baktıkça yüzleri kızarıyor da ondan! Cumhuriyet gazetesi şahsında, Kemalist Devrim’e saldırıyorlar. Çünkü onlar Cumhuriyete düşmanlar!!!

 

      Bu saldırılarda Hasan Cemal veya bir başkasının kullanılması önemli değil. Piyon olarak elbette bir dönek seçilecekti. Önemli olan saldırıların zamanlaması. Nedenlerini yukarıda da belirttiğimiz üzere Türkiye bir ihanet çemberinin içerisinde. <******>

 

      “Tarih tekerrürden ibarettir” sözünü bilmeyen yok. Kurtuluş Savaşı yıllarında basındaki ihanet şebekesinin başı olan Ali Kemal’in günümüze uyarlanmış versiyonları çırpınıyorlar.

 

      Büyük şair Nazım Hikmet’in “ateşi ve ihaneti gördük” deyişi tam bu ortamda yine her şeyi özetliyor. Evet ülkemiz tarih karşısında var olmak ya da olmamak sınavı veriyor.

 

      adnanyarar@mynet.com

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

...ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol....bilmediğin birşeye düşman olma.

DUYARLI ADAM CEM38

T.C KİMLİK SORGULAMA
SSK SORGULAM
NUTUK
NUTUK

Son Yazılar

ALEVİLER ÖZ TÜRKTÜR
KİMLER VEKİL OLUR
ALEVİLER VE SEÇİM SONUCU
YEDİGÜN ORMANI
HEM CUMHURİYETÇİ HEMDE MİLLİYETÇİ
ORMANLARIMIZ BİLEREK YAKILIYOR
AKP YE VERİLEN OYLAR PKK YA
BAŞBAKANIN BURSLA OKUYAN OĞLU 4 YILDA GEMİ ALDI
bir çocuğun 600 DAİRESİ VAR
KAYIP ÇOCUKLAR ADINA DUYARLI OLUN
BÖYLE BİR TALEBE KULAK VER
sivas ŞEHİTLERİNE
BİR GÜNLÜK HABER
CEM EVLERİ
ASKER VATAN DEMEK
ŞEHİDİN NE OLDUĞUNU UNUTTULAR
BU ŞEHİTLERİ HALEN KELLE Mİ GÖRÜYORSUNUZ
SODEV DEN BAŞBAKANA
TÜRK VATANDAŞINA
NEDEN DARBE DEME
DEVLET ÇÖKÜYOR DARBE İSTİYORUZ
ASKERİ DARBE ŞART
HERTAŞIN ALTINDALAR AMA KİMSE YAZMIYOR
AKP DE ŞOK GELİŞME
........FETHULLAHÇILAR SALDIRIYOR.....

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
ahmetdursun374
guldeste
insansevgidir
saraykoy
gazikemal
medreseizehra
bektasidergahi
cumhuriyethalkpartisi
musateker
pirosuskun
mucizemm
sarap62
aleviyol
aycasu
izmirfenlisesi
cemscem
aydinligayonelis
gebvatan
alsahindex
ugurcani
ordubeyi
asaeflatun
sessiz35
evrengul
gizemsever

ÇADIRYERİ.COM
CADIRYERİ.COM.CİHAN ÖZDİL


ALEVİ KONSEYİ
ALEVİ.COM
TARİHTE BUGÜN

ALEVİ WEB .COM
DUYARLI ADAM CEM38

ALEVİ AKADEMİSİ
ALEVİ AKADEMİSİ

FATMA ANAMIZ

KIBLEMİZ İNSAN


DUYARLI ADAM CEM38


DUYARLI ADAM CEM38
ALEVİLERİZ ORG
DUYARLI ADAM CEM38

NETTEN ENÇOK İNDİRİLENLER

DUYARLI ADAM CEM38

HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

TÜRKÜLERİN SESİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

Ali Ekber Çiçek Musa Eroğlu NURAY HAFİFTAŞ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

İZZET ALTINMEŞE FEYZULLAH ÇINAR NİDA TÜFEKÇİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

AŞIK VEYSEL MAHSUNİ ŞERİF AŞIK REYHANİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

DERTLİ DİVANİ NURŞANİ SEYHAN GÜLER
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

DAVUD SULARİ BERRİN SULARİ BERRİN SULARİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

ARİF SAĞ TOLGA SAĞ PINAR SAĞ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

MERCAN ERZİNCAN SABAHAT AKKİRAZ CAN ETİLİ
HALKIN DİLİ OZANLARIMIZ

BELKIZ AKKALE ERDAL ERZİNCAN CAN YÜCEL
DUYARLI ADAM CEM38